26 Nisan 2020 Pazar

SAHNEDEKİ ALTIN SÜPÜRGE



 SAHNEDEKİ ALTIN SÜPÜRGE

Eser ünlü İrlandalı yazar James JOYCE’un dansçı kızı Lucia JOYCE’un hayat hikayesini anlatıyor. 1920’lerin Paris’inde sokakların sanat koktuğu dönemde James JOYCE’un gözlerindeki rahatsızlıktan dolayı kızının her işine koşturması ve bunu yaparken kendi hayatını hiçe sayması ve adım adım ruh sağlığının nasıl bozulduğu anlatılıyor. Mükemmel dans yeteneğine sahip Lucia babasına yardım için gelen Samuel BECKETT’in  (daha o zaman kısa hikayeler yazan sonra ünlü olan İrlanda’lı yazar)onun kaderi olduğunu ve onunla evlenirse hayatının tamamen değişeceğine inanıyor. Sanatın merkezi Paris’te geleneklerine bağlı bir İrlandalı ailesinin yaşamının maddi sıkıntıların zorluğu, annesinin ne Lucia’ya ne de dansına saygı duymaması onu Samuel’e daha çok iten nedenlerden. Annesine göre tek kıymetli varlık oğlu George –ne yazık ki o da annesi yaşında bir kadınla evlenerek onu hayal kırıklığına uğratsa da Nora oğluna olan zaafından dolayı ve kadının zengin olmasından! dolayı hemen affediyor- Lucia ise babası gibi bir günahkar.
James Joyce genç yaşlarda farklı bir tarzla yazdığı (Epifanya (ya da epifani) terimi, Eski Yunan'da tanrıların ilahî özelliklerini ölümlülere göstermesi anlamına geliyordu. Joyce bu sözcüğü, bir kişi ya da nesneyle ilgili asıl gerçeğin birdenbire ortaya çıktığı anları dile getirmek için kullandı. Deneysel "epifanyalar'ı sayesinde gözlemlerini ayrıntılı olarak ve özlü bir üslupla yazıya geçirebildi)*1 eserlerinin kıymeti çok sonraları anlaşılıyor. Hele ki onu meşhur eden Ulyessa eserini 40’lı yaşlarında yazan yazar kitabı pazarlayabilmek için Fransız eleştirmen Valery Larbaud’a * "Her bölüm belirli bir sanat ya da bilimle ilgilidir, belirli bir simge içerir, insan vücudunun belirli bir organını temsil eder, belirli bir renge ve tekniğe sahiptir ve belirli bir zamanda geçer". Şeklinde bir eleştiri yapmasını ister fakat Joyce bu planı hiçbir zaman uygulamaz, hatta kitabı bölüm başlıklarını değiştirerek yayımlar. Larbaud'nun sözünü ettiği plan, okurlardan çok, kitabı yazdığı sırada Joyce'a yardımcı olmuş olabilir*.2 Şu an da Ulyessa’yı incelemek için 2 dergi yayınlanmaktadır. James Joyce yıllarca gözleriyle ilgili ciddi sağlık sorunları yaşamıştır fakat en verimli olduğu dönemleri ise en sağlıksız olduğu dönemlerdir.
Lucia ailenin fotoğraf çerçevesinin en ortasında durmasına rağmen üstün yeteneği olan dans için verdiği emek, duyguları ve istekleri hiç göz önünde bulundurulmaz. Lucia’nın o dönemde ortaya çıkardığı kendi tarzında ki dansı sahne de giydiği kıyafeti şu an bile hayranlık uyandıracak niteliktedir. Dönemin meşhur dansçılarının ona bale eğitimi vermek için ısrar etmesi Lucia’nın ayaklarının yara olana kadar dans etmesi ailesinin isteklerinin önüne geçemez. Meşhur yazarlar müzisyenler ressamlar Lucia ‘ya hayranlık duyar aşık olurlar fakat o aşkın bir çok duyguyu beslendiğine inandığı için karşısındaki kişinin sadece yakışıklı zengin meslek sahibi olmasının yeterli olmadığı onun tüm duygularını okşamasını ister. Ailesinin hayatını yaşarken Lucia belli dönemlerde travmalar yaşamaya başlar ama ailesi bunu şımarıklık olarak görür oysa ki bu onun “beni fark edin bana değer ve önem verin” çığlıklarıdır. Fakir olup zengin insanlara özenen onlar gibi yaşamaya çalışan bir ortamda arada kalmış bir aile olan Joyce’lar İrlanda’nın geleneklerini hala devam ettirmeye çalışırlar Lucia ise bunlara içten içe karşı çıkar-ki o zamanda çok yadırganılan şeyler şimdi olağan olmuştur- mücadele etmeye çalışmaz çünkü kimse onu dinlemeyecektir. Her çırpınışının her bir şeylerle mücadele etmesinin sonucunda zarar gören ya da yaralanan yine Lucia olur. Babasının şöhretinin gölgesinde kalmış mükemmel dansını devam ettirememiş her zaman babasının ilham perisi olduğunu zannettiği için ondan ayrılamamış bir sanatçı ailesinin yüzünden yavaş yavaş ruh hastası olur ve kliniğe yatırılır burada sayısız doktorlarla tedavi edilmeye çalışılır fakat hiç biri sonuç vermez. Doktorların çoğu aile içerisinde ki cinsel çarpıklıkları – o dönemde kimsenin cesaret edemediği şeyleri kaleme alarak dikkat çeken babasının bunda etkisi vardır-  Lucia’yı bu hale getirdiğini düşünür ve bu konu üzerine gider fakat bu bir muammadır. Lucia annesi ve erkek kardeşi tarafından terk edilir babası ölene kadar onu ziyaret eder fakat o da ölünce Lucia bir ruh hastanesinde hayat gözlerini kapatır.
Yazar’ın okuduğum ilk kitabı, kitap akıcı bir dille yazılmış konu detaylı bir şekilde işlenilmiş gerçek bir hayat hikayesi oluşu kitabı daha çekici bir hale getiriyor. Lucia’nın esnek vücudu kendine has teknikleri kimsenin akıl edemediği olayları dansa aktarışı bunu müzikle ritimle mükemmel bir uyumla yapışını hayal ettikten sonra onun gibi bir cevherin yok oluşunu genç bir insanın hayallerinin yıkılışı ve hayatının mahvoluşu gerçekten üzücüydü. Fakat yazarın başlarda sıkıcı ortaya doğru hareketlenen sonlarda ise üstün körü anlatımı belki biraz kitabın değerini kaybettirmiş olabilir.
Lucia’nın isminin meşhur bir opera sanatçısından alışı ve bu sanatçının akli dengesini kaybederek vefat etmesi insanın isminin kaderini ne kadar etkilediğinin bir örneğidir.

“Dans vücudun yazdığı yazıdır.” 

1- Türk Edebiyatı
2- AnaBritannica & Turkedebiyati.org

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

EN İYİ FİLM LİSTEM

Bu listeyi yapmayı aslında istiyordum final ödevim için "En çok sevdiğim film" ve "En çok sevdiğim müzik" seçimini yapar...