Moj dilbere, kud se šećeš
Merhaba beni de alma
Haj što i mene ne povedeš
Merhaba beni de alma
Haj što i mene ne povedeš
Seni sevdiğimi, ah seni sevdiğimi
Što te volim, ah što te ljubim
Aman, Aman, Aman Tanrım
Aman, aman, Bože moj
Seni sevdiğimi, ah seni sevdiğimi
Što te volim, ah što te ljubim
Aman, Aman, Aman Tanrım
Aman, aman, Bože moj
Što te volim, ah što te ljubim
Aman, Aman, Aman Tanrım
Aman, aman, Bože moj
Seni sevdiğimi, ah seni sevdiğimi
Što te volim, ah što te ljubim
Aman, Aman, Aman Tanrım
Aman, aman, Bože moj
Beni çarşıya götür
Povedi me, u čaršiju
Hadi, beni çarşıya sat
Haj pa me prodaj bazardžanu
Hadi, beni çarşıya sat
Haj pa me prodaj bazardžanu
Povedi me, u čaršiju
Hadi, beni çarşıya sat
Haj pa me prodaj bazardžanu
Hadi, beni çarşıya sat
Haj pa me prodaj bazardžanu
Seni sevdiğimi, ah seni sevdiğimi
Što te volim, ah što te ljubim
Aman, Aman, Aman Tanrım
Aman, aman, Bože moj
Seni sevdiğimi, ah seni sevdiğimi
Što te volim, ah što te ljubim
Aaman, aman, Tanrım
Aaman, aman, Bože moj
Što te volim, ah što te ljubim
Aman, Aman, Aman Tanrım
Aman, aman, Bože moj
Seni sevdiğimi, ah seni sevdiğimi
Što te volim, ah što te ljubim
Aaman, aman, Tanrım
Aaman, aman, Bože moj
Benim için al, altın göz
Uzmi za me, oku zlata
Mahkeme kapısını yaldızlayalım
Haj pa pozlati dvoru vrata
Mahkeme kapısını yaldızlayalım
Haj pa pozlati dvoru vrata
Uzmi za me, oku zlata
Mahkeme kapısını yaldızlayalım
Haj pa pozlati dvoru vrata
Mahkeme kapısını yaldızlayalım
Haj pa pozlati dvoru vrata
Sevdalinka
Boşnak Anonim Halk Edebiyatı’nın önemli bir türü olan “Sevdalinka”;
Arapçadan Türkçeye, Türkçeden Boşnakçaya geçen, “Sevda” kelimesinden türemiştir.
Sevda; “Aşk, sevgi; aşırı sevgiden doğan bir çeşit hastalık; istek, heves,
arzu (Devellioğlu, 2008: 946) anlamına gelmektedir. Sevda kelimesi Boşnakçada,
Türkçe anlamıyla özdeş olarak; sevda/sevdah şeklinde kullanılmaktadır. Türkçede
“Âşık” anlamına gelen, sevdalı kelimesi; Boşnakçada aynı anlamda; sevdalija/sevdahlija/sevdelija
şeklinde ifade edilmektedir. Türkçedeki, “Âşık olma eylemi” anlamındaki,
sevdalık ifadesi; Boşnakçada, sevdaluk/sevdahluk şeklinde
telaffuz edilmektedir. Anonim bir tür olan Sevdalinka, “Boşnakça aşk şarkıları”
(Škaljić, 1966: 561-562), anlamına gelmektedir.
Doğrudan bir araya gelemeyen sevdalılar, okudukları
sevdalinkalarla birbirlerine seslerini duyuruyorlardı. Sevdalı iki gencin buluşma
yerleri ise genellikle pencere dibi oluyordu. Âşığın pencere dibinde söylediği
sevdalinkaya, maşuk kafes arkasında bir başka sevdalinka ile ya da aynı
sevdalinkanın bir bölümüyle cevap verirdi. Böylece iki âşık birbirlerine
duygularını ifade ederlerdi (Maglajlić, 2006: 34-35).
Sevdalinkalar sevda/aşk üzerine kurulu bir tür olduğundan
sevgilinin tasviri, güzellik unsurları, kıyafetleri ve sevgiliye ithaf edilen
kavramlar üzerinde yoğun bir şekilde durulmuştur. Sevdalinkalarda, sevgili gönül
çalan, “Dilber”dir. Boşnakçada dilber; Türkçe anlamıyla özdeş olarak alımlı,
güzel anlamına gelmektedir (Škaljić, 1966: 218; T.S, 2005: 509). Dilber
ifadesi, sevdalinkalarda çoğunlukla sevgilinin ismiyle birlikte kullanıldığı görülmektedir.*
Türkiye'de de halk müziğinde benzer bir değişim sürecinden
söz etmek olasıdır. Halk müziğinden ve türkülerden söz edildiğinde genellikle
kaynağı kırsal alanda bulunan, bestecisi belli olmayan, zaman içinde süzülmüş
eserler kastedilmektedir. Daha sonra birçok nedenlerle şehirlere de gelerek
yayılmışlardır. Günümüzde kırsal alana işaret etse de, kullanılan çalgılar,
değişen dinleyici kitlesi, icra edilen mekanlar aracılığı ile şehirleşmiş ve
yöresinden çıkıp çok daha geniş bir alanın eserleri olmuşlardır. Şehirlerden
kırsal alana doğru yayılan sevdalinke bu nedenlerle değişikliklere uğrayarak
icra edilmeye devam edeceği söylenebilmektedir.**
AMIRA MEDUNJANIN 23 Nisan 1972 doğumlu Saray Bosnalı Bosna-Hırvat şarkıcı ve sevdalinka yorumcusu. Yıllarca muhasebe alanında çalışıp 8 yıl izin bile kullanamadığını fark edince istifa edip [İyi ki istifa etmiş :) ] kendini müziğin içinde bulan sanatçı 2003 yılından bu yana "Sevdalinka" yorumculuğu yapmaktadır. Şarkılarını tıpkı azeri sanatçı Nezaket TEYMURAVA gibi sesinden emin sanki bu dünya da değilmiş gibi kendinden geçerek söyleyen sanatçıyı bu kadar geç keşfettiğim için üzülüyorum.
Sanatçıyı Fuat GÜNER'in TRT Müzik için yaptığı " Aramızda Müzik Var" adlı programda tanıdım.
1992-1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı döneminde çocuktum, okullardan yardım için eşyalardan toplanır Bosna'ya gönderilirdi. Poşet poşet elbise gönderdiğimizi hatırlıyorum o zaman kimin soğumuş bedenini ısıtacağını bilmediğim kazakları koymuşum meğer o poşete... Savaşı sadece haberlerden izlediğim kadarıyla bilirdim, yıllar sonra savaşla ilgili okuduğum kitaplarda izlediğim filmlerde ki o acılar, travmalar, açlık, çaresizlik, yaşam mücadelesi sonra inanç insanları yeniden hayata tutun duran ve zihinlerde kalan izler... Bazen düşünüyorum zihnimi sildirsem "Eternal Sunshine of the Spotless Mind-yani Sil Baştan" filmindeki gibi ve tüm kötü anılar gitse ama sonra iyilerin gitmesine dayanabilir miydim?
SEVDALİNKALARDA TÜRK-BOŞNAK HALK KÜLTÜRÜNÜN ORTAK UNSURLARI
**GÖÇMEN KİMLİĞİ AÇISINDAN BOŞNAK MÜZİKLERİ: TRAKYA VE İSTANBUL ÖRNEĞİ F. Belma KURTİŞOĞLU doktora tezi
Hamiş: Ödevim için taradığım makalelerin kimlere ait olduklarını özellikle belirtmek istedim emekleri için teşekkür ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder